Herkesin derdi para para para. Ne melen şey bu para!
Varlığı da dert yokluğu da… Hele bu kriz döneminde. Kriz mi? Ne krizi, kriz falan yok hamdolsun diyorsanız başka bloga lütfen.
Ekmek aslanın neresinde? Neyse uzatmayayım. Etohum.tv’de Burak Büyükdemir’in Savaş Şakar ile Evden, internetten para kazanmak konulu röportaj sizlere değişik fikirler verebilir. İzleyelim…
Ayrıca Savaş Bey’in kişisel sitesinde bu konuda yazmış olduğu makaleler;
Aşağıdaki videoda penguenler uçuyor. Evet evet yanlış okumadınız uçuyor. Küresel ısınmadan dolayı daha soğuk bir kıta veya gezegen olup olmadığını mı keşfe çıktılar dersiniz?
Yoksa CanSecWest organizasyonunda Mac OS X ve Windows Vista’nın hakkından gelen uzmanlara karşı ayakta kalan tek işletim sisteminin GNU/Linux Ubuntu 7.10 olduğundan mı?
Özgürlükİçin topluluğu bir süredir OOXML’in neden kötü bir dosya biçimi olduğu, neden bir ISO standardı olmaması gerektiği ve neden TSE’nin bu standarda karşı çıkması gerektiğini anlatan “OOXML’e Hayır!” kampanyasını yürütüyordu. Kampanya kapsamında başlatılan imza kampanyası ile kısa sürede 1500′e yakın imza toplandı ve OOXML’e karşı hazırladığımız banner ve düğmeler kampanyamıza destek verenlerin web sayfalarında ve önemli internet portallarında yer aldı. Birçok haber sitesinde OOXML ile ilgili hazırladığımız haberler yer alırken, OOXML ile ilgili dünyada yaşanan gelişmeler de Özgürlükİçin’in haber bölümünde yer aldı.
Bugüne kadar yaptıklarımızı özetledikten sonra şimdi özellikle bu haftayı ve TSE’nin oyunu değiştirmesine giden süreci anlatalım. BRM toplantısının ardından bu hafta başında UEKAE / Pardus tarafından düzenlenen OOXML Çalıştayı toplantısına biz de Özgürlükİçin ekibi olarak katıldık. Perşembe günü Ankara’da TÜBİTAK Başkanlık’ta yapılan toplantı ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Araştırma Görevlisi olan Gökdeniz Karadağ‘ın OOXML’in teknik analizini ve eksikliklerini gösteren bir sunum yapması ile başladı. Özgürlükİçin editörlerinden Akın Ömeroğlu ise “OOXML, Özgür Yazılım ve Özgür Bilgi” başlıklı OOXML ile ilgili özgür yazılım dünyasının taşıdığı teknik ve hukuki endişeleri dile getiren bir sunum yaptı. Verilen kısa bir aradan sonra Özgürlükİçin editörlerinden Ali Işıngör, dünyada OOXML ile ilgili gelişmelerin ne olduğuna dair bir sunum yaptı. Son sunumda ise Erkan Tekman, “OOXML ve Ulusal Yarar” ile ilgili endişeleri dile getirdi.
DPT bünyesinde çeşitli kamu kuruluşlarının eşgüdümde olduğu Birlikte Çalışabilirlik Grubu‘nun yoğun bir ilgi gösterdiği toplantıya; Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Devlet Planlama Teşkilatı, Elektrik Mühendisleri Odası ve diğer kamu kuruluşları ile özel sektör temsilcileri katıldı.
Bu çalıştay sonrasında TSE’de yapılan toplantıya ise OOXML ile ilgili karar sürecinde önemli rol oynayan ihtisas komisyonu üyeleri ile Pardus projesi adına Erkan Tekman, TÜBİTAK UEKAE adına Barış Erdoğan, LKD adına Türker Gülüm, ODTÜ adına Gökdeniz Karadağ ve Özgürlükİçin adına Akın Ömeroğlu ile Ali Işıngör katıldı. Toplantıda TSE’nin karar alma süreçleri ile Türkiye’nin alması gereken tavır ve OOXML’in ulusal faydası görüşüldü.
Cuma günü de üst düzeyde devam eden toplantılar neticesinde TSE, 29 Mart 2008 Cumartesi günü aldığı kararla, Türkiye’nin EVET yönündeki eski oyu ÇEKİMSER olarak değiştirmeye karar verdi.
Bu mücadelede büyük bir çaba gösteren Özgürlükİçin topluluğuna ve Türkiye özgür yazılım camiasının tüm diğer üyelerine teşekkürü bir borç biliriz…
Çünkü bizler; tüm kamu kurumlarının, firmaların, yerel yönetimlerin, okulların, hastanelerin ve sıradan insanların “gelecek endişesi” olmaksızın kullanabileceği, özgür ve açık bilişim standartlarını istiyoruz… Bizler, bilişim standartlarının uluslararası yazılım tekellerine değil; insanlara hizmet için var olması gerektiğini düşünüyoruz…
Hedefimiz, herkesin kamusal bilgiye hızlı, eşit, ücretsiz ve özgürce ulaşabileceği bir yapıdır.
2006 yılında, OASIS OpenDocument adıyla da bilinen ve bu hedeflere ulaşılmasını sağlayan bir standart doğdu. OpenDocument, özgür ve herkese açık bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006). OpenDocument standardı sadece özgür ve güvenilir olmakla kalmayıp, devletleri ve vatandaşlarını da belli bir yazılım markasının ürünlerine mahkûm olma zorunluluğundan kurtarıyordu…
OpenDocument dosya biçimlerinin birer uluslararası ISO standardı olarak kabul edilmesi üzerine, pek çok ülkede “özgür ve açık standartlar” kullanma eğilimi artış gösterdi. Bu gelişmeden rahatsız olan ve OASIS üyesi olmasına karşın OpenDocument’ın standartlaşması aşamasında işbirliği davetlerini reddeden Microsoft, kendi Office serisi ürünlerinde kullanacağı XML tabanlı dosya biçiminin bir ISO standardı olarak kabulü için çalışmalara başladı. Microsoft’un bir ISO standardı olarak kabul edilmesini istediği bu yeni dosya standardının adı OOXML…
OOXML’in açılımı her ne kadar Office Open XML olsa da, bu yeni standart açık ve özgür değil… OOXML’in içerdiği teknolojilerden bir kısmı patentlenmiş durumda. Patentlerin sahibi ise elindeki patentleri kullanarak özgür yazılımları kullanan kişi ve şirketleri tehdit eden bir firma… Standart yeterince açık olsa ve kabul edilse bile, bu standardın içerdiği teknolojileri kullananlara Microsoft tarafından dava açılabilecek!
(…)
OOXML’in ISO standartı olarak kabul edilmesine dair son karar, 24-25 Şubat günü Cenevre’de ulusal standart komitelerinin bir araya geleceği toplantı sonrasında, 30 Mart’a kadar olan süreçte verilecek. Bu toplantıya Türkiye’yi temsilen Türk Standartları Enstitüsü (TSE) katılacak.
Tüm çabamız, Türkiye’nin bu oylamada kullanacağı oyun, özgür ve bilgiye ulaşmada fırsat eşitliği sağlayacak mevcut OpenDocument standardını engellemeye yönelik hazırlanan “OOXML Standardına Hayır” olarak çıkmasını sağlamak.
* OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni standart, bilgiye özgür ve açık standartlarla erişimi engellemeye yönelik bir girişim. Bu nedenle bizler, özgür OpenDocument dosya biçimlerini destekliyor ve mevcut yazılım tekellerinin kendi patentli ve markalı teknolojilerini kamusal alanlarda standart haline getirme çabalarına karşı çıkıyoruz! * OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni dosya biçimi tek bir yazılım firması tarafından destekleniyor. Bir devlet düşünün, arşivindeki eski tarihli belgeleri açamıyor, çünkü bu belgeler artık desteklenmeyen bir dosya biçiminde yazılmış. Dosya biçimi sadece tek bir programla açılabiliyor ve o şirket artık piyasada yok! Bundan 10 yıl, 20 yıl sonra ne olacağını kim garanti edebilir? Bir şirket ürünü desteklemeyi durdurdu diye ülkelerin arşivi kaybolup gidecek mi? * OOXML’e karşıyız çünkü eski MS Office belgelerine uyumluluk adına tanımlanmış, ancak nasıl işlenmesi gerektiği belirtilmemiş etiketleri kullanıyor bu yeni standart. Bunlar sadece “şu program gibi davran” diyorlar, örneğin “Word95GibiBiçimlendir” bunlardan biri. Standart “açık” olduğunu iddia ederken, programların bu tarz özellikleri kullanabilmesi için adı geçen programların nasıl çalıştığının bilinmesi gerekiyor. Bu ise OpenOffice.org gibi programların yıllardır uğraşıp halen tam anlamıyla gerçekleştiremedikleri bir durum. * OOXML’e karşıyız çünkü daha önceki oylama sırasında gündeme getirilen ve büyük kısmı hâlâ çözümlenmemiş 3000′den fazla soruna sahip bir standart öneriliyor bize! * OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni standart talebi geçmişte VML gibi standart olma başvurusu reddedilmiş teknolojilere atıfta bulunuyor. Bir standardın, hem de konuda onaylanmış ve herkese açık/özgür alternatifleri (Örneğin SVG) varken, reddedilmiş eski ve sahipli bir teknolojiye atıfta bulunması, bu yeni standardın neden açık ve özgür olamayacağının bir başka göstergesi… Bu yeni standart, Microsoft’un pek çok patentli teknolojisine atıflarda bulunması, bu yeni dosya biçimini kullanacak yazılım firmalarının üzerinde bir patent/mahkeme kılıcının sallanmasına yol açacak!
Aslında karşı olmak için daha pek çok nedenimiz var….
ISO tarafından onaylanmış bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006) olmasına rağmen, Microsoft’un kendi sahipli dosya biçimi olan OOXML’i bir ISO standardı haline getirme çabaları hakkında bilgisayar kullanıcılarını bilgilendirmek ve harekete geçirmek amacıyla “OOXML’e Hayır!” diyoruz.
(…)
Özgürlükİçin OOXML’e Hayır!
OOXML’e ben de hayır demek istiyorum! diyorsanız TIKLAYIN….
Geçenlerde 3 TB lık bir arşiv server’ı yapmamız gerekti. Win XP 2 TB dan fazlasını görmeyi başaramamakta. Gerçi ufak tekef hack’lerle mümkün. Yine de M$ a lisans ücreti vermemek adına 5 Adet 750 Gb lık HDD lerimizi Linux ile software RAID 5 yapmak için işe koyulduk.Bu ama için google a sorduk hangi Linux dağıtımını kullanalım diye. O da bize OpenSuse dedi How to install openSUSE on software RAIDlinkine ulaştık ve aynen dediklerini yapmaya başladık. Raid 5 yaptığımız HDD’leri formatlamaya başladığında işlem yaptığı HDD’den kafa sesi gelmeye başladı. Tam mutlu gülümsemeler kaplamışken simamızı bir an da suratımız düştü. Kısa bir şokdan sonra pc yi kapattık. Yeniden açtığımızda HDD’nin biri açılışta hata verdi. Hata veren HDD ye ne yaptıysak düzelmedi. Format (Fat32,NTFS,ext3…) atmak da fayda etmedi. Fiziksel olarak arızalanmıştı. Yerine sağlam/yeni bir HDD koyarak tekrar OpenSuse’i denedik. Çünkü Suse’ye kabahati yüklemek için bir deneme daha yapmak lazımdı. Belki gerçekten HDD’de bir üretim hatası vardı, ya da başka bir sebep. İşlemi openSuse’de yeniden başlattık. Yine format kısmına geldiğinde bu sefer başka bir HDD den sen gelmeye başladı. Bu kez tereddütsüz kapattık ve kurtardık HDD’yi.Sonuç olarak M$ lisansı alarak server’ı Raid 5 ile hazır hale getirdik. Yıllardır openSource ve Linux taraftarı ve savunucusu olarak ne yalan söyliyeyim zoruma gitti
Az önce Java ile ilgili bir konuda Türkçe doküman ararken çok güzel bir kaynak buldum. Başta Hacettepe Ünv. si olmak üzere akademik çalışmaların olduğu bu Türkçe kaynağı sizinle de paylaşmak istedim. Kesinlikle çok faydalı bilgiler içermekte. Emeği geçen herkese teşekkürler. Bu da pdf dosyaların listesi. Tıkla – indir – oku
* Artık her önüne gelen “Ben Coder Oldum” diyemiyecek. * Firmalar işlerini baştan savma kişilere değil ciddi firmalara yaptırmaya başlayacak. * Google insanların genetik haritasını çıkarmayı tamamlayıp bunu devletlere ve şirketlere satarak; Önce M$ ı sonra da Mars’ı satın alacak. * Devler Liginde IBM+ Sun+Oracle+Apple+Novell+RedHat v.s. Birleşerek GNU ya tam destek verecek. Google da M$ ı aldığı için Google ve diğerleri diye bahsedeceğiz. * Yarı insan yarı robot = Roboİnsanlar çıkacak. // 5. yılın sonunda. * İnternetteki çöplük siteler temizlenip web sitesi yayınlama kriterleri oluşturulacak. * Türk siteleri de sadece göze değil, beyne de hitap edebilen bir hale gelebilecek. * Başta bilgisayarlar, Cep telefonları ve PDA gibi cihazlar olmak üzere bir çok alet sesle komut alacak. * Ozon tabakasındaki delik kat kat artacak, küresel ısınmadan dolayı beyinleri kaynamış olan liderler yine umursamaz davranmaya devam edecek. * Ekmek yine herzamanki yerinde olacak, aslanla cebelleşmeye devam edeceğiz. * Dünya güzel işler çıkartırken biz yine işin geyik kısmında takılı kalmaya devam edeceğiz. Hatta bu yüzden birbirimizi kırmaya da devam…. * Gerçek hayatta sosyalleşmek, aleme akmak, kafa dağıtmak, gezmek, kız tavlamaya çıkmak gibi tabirleri çocuklarımıza dediğimizde hemen PC başına geçecekler. Ancak PC den bu işlerin yapılabildiğini ve bizlerin eski kafalı olduğunu iddia ederek süregelen kuşak çatışmaları devam edecek. * Ne iş yapan? sorusuna yine “Bilgisayarcıyım abi” diyeceğiz çünkü yazılımcı, coder, programcı gibi tabirler toplumumuza hala yabancı olacak. * Orjinal işler yerine taklit, uyduruk, kıytırık işlerle köşeyi dönme çalışmalarına ısrarla devam edeceğiz. * Hala Adsense gelirlerinden Ferrari alma atılımlarımız devam edecek. * Dünyanın en kıymetli sözü “Olmaya Devlet Cihanda Bir Nefes Sıhhat Gibi” olmaya devam edecek.
Önce bir haber : Microsoft, Yahoo’yu Satın Almak için Teklifte Bulundu
NYPost adlı gazetede Microsoft’un Yahoo’yu 44,6 milyar $’a satın alabileceği ve Yahoo’ya böyle bir teklifle gittiği ile ilgili bir haber yayınlandı; ardından da Wall Street Journal konu üzerine bir yazı yayınladı. Böyle birşey gerçekleşirse eğer, ki görünüşe göre satın alma yerine işbirliği ihtimali artıyor, BT tarihindeki en yüksek rakamlı satışı olacak. Microsoft’ın hisse başına 31 dolarlık teklifi Yahoo’nun dünkü kapanışına göre %62 primi ifade ediyor.
Her zaman ki gibi ben gene bit yenikleri arayıp, paronayalar yazmaya başlıyayım Bu teklifin Google’ın 3.1 milyar $’a DoubleClick’i satın almasından sonra web reklamcılığı konusunda lider konuma gelmesi zamanlamayı açıklıyor. M$ zaten Google ile web de başaçıkmakta zorlanıyor bir de Yahoo ile uğraşmak işine gelmiyor. Çünkü Google’ın bu satın almasından sonra Yahoo da bir diğer Internet reklamcılığı firmalarından Right Media’nın %80′nin satın alacağını açıklamıştı. Ne kadar ilginç değil mi? Büyük balıklar devre de. Ama büyüğün de büyüğü var
Microsoft, Yahoo’yu satın alamasa bile bazı konularda işbirliğe gitmesi ön muhtemel. Keza ikisinin de Google karşısında
Özellikle son 1 yıldır IT şirketlerinde birleşmeler ve satın almalar hızlandı. Görünen o ki bu ivme artarak devam edecek. Peki örneğin 2010 yılında bizi neler bekliyor? Elbette bu cevaplanması en zor sorulardan. Çünkü kim bilir yarın Google Yahoo ya 100 milyar teklif eder Şahsi görüşüm Bilişim şirketleri tekelleşecek. Ayakta kalması muhtemel büyük firmalar ise; MicroSoft, Google, Apple ve Sun Microsystem. Bu benim görüşüm. Olması muhtemel bir teorim de Linux camiasının birleşmesi. Hatta bu birleşme Google ya da Sun altında bile olabilir. Bizlerin yapabileceği tek şey sanırım bekleyip görmek.
Daha önce de Java ile ilgili bazı bildirilerde bulunmuştum. Nedense Java beni bilinmeyen bir gücün çekimi gibi kendisine çekiyor. Peki bu java denilen teknoloji nerelerde kullanılıyor? Ya da Java ile neler yapılabilir?
Esnekliği, verimliliği, platformlar arasında taşınabilmesi ve güvenliği sayesinde network bilgiişlemi için ideal teknoloji durumuna geldi. Dolayısıyla bugün, Java, 2,5 milyarı aşkın aygıta güç katmaktadır. Aşağıdaki rakamlar Java teknolojisinin ne kadar yaygın olduğunu gözler önüne seriyor:
* 700 milyonu aşkın bilgisayar * 1 milyardan fazla cep telefonu ve mobil cihaz (kaynak: Ovum) * 1,25 milyar akıllı kart * Ayrıca dekoderlerde, yazıcılarda, web kameralarında, oyunlarda, araç yol bilgisayarlarında, sayısal loto bayilerinde, tıbbi cihazlarda, otopark ödeme noktalarında, vb. kullanılmaktadır. Yazılım Geliştiriciler Neden Java Teknolojisini Seçiyor?
Java programlama dili, dört milyondan fazla yazılım geliştiriciden oluşan etkin bir topluluk tarafından kapsamlı bir biçimde elden geçirildi, genişletildi, sınandı ve başarısı kanıtlandı.
Mükemmel tasarlanmış, son derece sağlam ve şaşırtıcı derecede esnek Java teknolojisi, sunduğu şu özellikleriyle yazılım geliştiriciler için vazgeçilmez bir araçtır:
* Yazılımı bir platformda yazıp hemen her platformda çalıştırmalarını sağlar. * Web tarayıcısında çalışan programlar ve web hizmetleri oluşturmalarına olanak verir. * Online forumlar, mağazalar, anketler, HTML formları, vb. için sunucu tarafında uygulamalar geliştirmelerini sağlar. * Java teknolojisi tabanlı uygulamaları veya hizmetleri birleştirerek tümüyle duruma özel uygulama ve hizmetler oluşturmalarını sağlar. * Cep telefonları, uzaktan çalışan işlemciler, düşük maliyetli tüketici ürünleri ve dijital altyapılı hemen her aygıt için güçlü ve etkili uygulamalar yazma olanağı tanır. Kaynak : http://www.java.com/tr/about/
Fazla söze gerek yok neymiş efendim:Java is Everywhere Okyanus – Atlas